.

.
Ekşi Beşiktaş. Blogger tarafından desteklenmektedir.

.

.
6 Ocak 2018 Cumartesi

Attığımız ve Yediğimiz Gollerin Değerlendirmesi



Bir önceki sezon attığımız ve yediğimiz golleri sınıflandırdığım; aynı zamanda yenilen gollerdeki görülmeyen sorumlulara dikkat çektiğim tablolar oluşturmuştum. Geçen sene bunu yapamadım ama bu sezonun ilk yarısını değerlendirmek ve geçtiğimiz yılla da karşılaştırmak üzere bu tabloları yeniden canlandırdım. Bu tip yazılarda genelde yaptığım gibi bu tablolardan ön plana çıkan birkaç sonuç ile burada görülmeyen birkaç veri ile ilgili notlar aktaracağım. Zira fazla yorum yaparak yönlendirici olmak istemem Böylelikle daha sağlıklı bir tartışma ortamı olabilsin. Öncelikle üç yılın ilk yarılarının tabelalarına bakalım. 

 Tablo 1 Son 3 Sezonun İlk Yarılarının Puan Tabelası
Yıl
Galibiyet
Beraberlik
Mağlubiyet
Attığımız Gol
Yediğimiz Gol
Puan
2015/2016
13
2
2
41
18
41
2016/2017
11
5
1
30
13
38
2017/2018
8
6
3
29
16
30



2016/2017 sezonunda 16. Haftada devre arası olmuştu ancak sağlıklı karşılaştırma yapabilmek için 17. Haftayı da dahil ettim. Görüldüğü üzere puan açısından bu yıl önceki iki yılın gerisindeyiz. Attığımız gol bakımında son iki yıl tutarlı ve bir önceki yıldan epey az. Yediğimiz goller birbirine yakın.

İkinci tablomuz attığımız gollerin niteliği ile ilgili. Burada göze çarpan bir iki husus var. Birincisi geçen yıl ortalarla kazandığımıza ancak bu yıl o ortaların golle sonuçlanmadığı için kriz yaşadığımıza ilişkin bir algı var. Oysa durum tam tersi. Bu yıl duran top haricinde çok daha fazla orta sonucu gol bulmuşuz. Gol sayıları birçok alanda yakın. Ancak ilk yarılarda iki yıldır frikik golü gelmiyor. Duran top ve sonrası aksiyonlarda geçen senenin gerisindeyiz. Ama çok gol attığımız 15/16 sezonuyla asıl dramatik fark kendi sahamızdan hızlı çıkarak attığımız goller. Bunu oyun tarzına, oyuncuların değişen niteliğine, verilen rollere ya da rakibe yormak mümkün. Bense rakip üzerinden okuma yapmayı tercih etmiyorum.

Tablo 2 Attığımız Gollerin Niteliği

2015/2016
2016/2017
2017/2018
A.  Duran Top (orta ve sonrası)
5
8 (ikisi atağın devamı niteliğinde)
5 (1’i atağın devamı niteliğinde)
B.  Duran Top (doğrudan)
2


C.  Rakip sahada kapılan top – sahipsiz toplar da dahil
3
3

2
D.  Kendi sahamızda kapılan top ile hızlı çıkış (kontra atak)
5
5 (1 orta)
5 (1 orta)
E.   Kendi sahamızdan hızlı/paslarla çıkış (aut, taç, faul vb. sonrası)
7
1
1
F.   Rakip yerleşikken / olgun atak
19
13 (3 orta; 1’i yerleşik de olsa geçiş hücumu)
16 (7 orta)
Toplam
41
30
29


Yediğimiz gollere ilişkin tablomuz var sırada. Burada dramatik farklılıklar yok. 15/16’daki bireysel vahim hata ve çıkarken kaptırılan sayısının düşmesi oyuncuların değişimiyle açıklanabilir. Üstelik bu yılkiler aslında vahim hata da sayılmaz; sadece hata diyebileceğimiz pozisyonlardı.

Tablo 3 Yediğimiz Gollerin Niteliği
ATAK TİPİ
15/16
16/17
17/18
NİTELİK
15/16
16/17
17/18
Uzun top:
3
1

Şans golü (birine çarpan, yön değiştiren top vb.)
2
1
1
Kontra Atak:
2
3
4
Takım/Yerleşim Hatası
4
6
5

Çıkarken kaptırılan:
3
1
1
Bireysel Vahim Hata
6
3

3

Olgun Atak/Savunma yerleşik
6
5
6
İyi uzaklaştırılamayan / savunma arkasına iyi top / hata olmayan
6
3
6

Duran Top ve sonrası
4
3

3






Son tablomuz ise attığımız gollerde kadraja girenler. Bu yılın kadrajları bir ölçü eksik olabilir. Zira yayıncı kuruluş özetleri geçmişe göre kısaltılmış. Atak başlarını çok göremiyoruz. Ama önemli olan ana çerçeve… 15/16 sezonunda önemli gol diye bir ayrım da yapmıştım ama iki yıldır en azından ilk yarılarda önemsiz golümüz pek yok. Zira farklı biten maç sayısı az. Tablodaki rakamların yanında parantez içinde harfler var. Onlar da oyuncuların verdikleri katkıları hangi tip atakta verdiklerini gösteriyor. Harflerin açılımlarını Tablo 2’den bulabilirsiniz. Biraz karışık oldu ama blog zaten vasat spor ortamından fazlasını arayan insanların buluştuğu bir yer olduğu için ilave verilerin önemseneceğini düşündüm. Dikkat çekecek önemli bir husus 15/16 sezonunda gol başına katkı veren yaklaşık 3.5 kişi iken sonraki iki sezon yaklaşık 2.5 kişinin adının yazılması. Bunun iki sebebi var birincisi daha önce söylediğim gibi maç özetleri ile sınırlı kalmam. Diğeri ise o sezonda her bir gole daha fazla oyuncunun katkı yapmış olması.

Tablo 4 Attığımız Gollere Katkı Veren Oyuncular
Kadraja girenler
2015/2016
2016/2017
2017/2018
Tolga Zengin
1
-
-
Fabri
YOK
1 (E)
-
Beck        
7
4 (2A; 1C
1F)
YOK
Gökhan Gönül
YOK
2 (1D; 1F)
4 (2D; 2F)
Rhodolfo    
3
1 (A)
YOK
Ersan    
3
YOK
YOK
Tosiç  
1
2 (1A; 1D)
6 (2A; 1D; 3F)
Alexis
1
YOK
YOK
Marcelo
3
5 (2A; 1C; 2F)
AAH AH
Pepe
YOK
YOK
1 (A)
Caner
YOK
4 (2A; 2F)
5 (1A; 1D; 2F)
Adriano
YOK
1 (F)
1 (F)
Medel
YOK
YOK
1 (D)
Atiba             
12
4 (2A; 1C; 1F)
3 (2A; 1F)
Necip      
5
-
-
Gökhan İnler
YOK
1 (F)
YOK
Tolgay
1
3 (2D; 1F)
1 (E)
Oğuzhan                      
21
6 (2C; 2D; 2F)
6 (2C; 4F)
Sosa            
11
YOK
YOK
Olcay              
13
3 (1C; 1D; 1F)
YOK
Gökhan Töre            
11
YOK
PİDECİ
Kerim    
5

YOK
Lens
YOK
YOK
2 (F)
Babel
YOK
YOK
12 (1B; 2D; 1E; 8F)
Quaresma        
7
8 (4A; 1D; 3F)
7 (3A; 1D; 3F)
Talisca
YOK
7 (1A; 1C; 1D; 1E; 3F)
8 (1D; 7F)
Cenk          
9
12 (2A; 1C; 2D; 7F)
9 (2A; 1C; 6F)
Gomez                  
17
EY
ŞAN
Ömer
YOK
3 (1A; 1E; 1F)
YOK
Aboubakar
YOK
5 (1C; 2D; 2F)
YOK
Negredo
YOK
YOK
5 (2D; 3F)


NOTLAR
16/17 sezonundaki bireysel verilere bakarken ilk yarıda sakatlıklar sebebiyle Caner ve Talisca’nın 9 hafta, Oğuzhan’ın 5 hafta olmadığını hatırlatmak gerekir.

Maç özetlerinde ilk dikkatimi çeken Marcelo oldu. Gollerin hazırlanışında ya da en azından atakların başlamasındaki katkısını tekrar hatırlattı. Bu yıl benzeri bir rolü Tosiç yapmaya çalışmış. Ama onun yaptığı ‘akıncı’ modeli epey riskli ve olumlu sonuç vermeyince sıkıntı yaratacak bir tarz.

Daha önce belirttim, yine belirteyim, geçen yıl öyle orta futbolu golünün çok fazla olduğu bir efsane. Duran topları bir kenara bırakalım; 4 orta golü var üstelik ikisi geçiş oyunu. Duran toplarda, kornerlerde orta yapılması zaten kimsenin sorun ettiği bir husus değil.

Son olarak tek tek bireylere bakmak aslında bazen resmin bütünü kaçırmaya yol açıyor. Oysa futbol bir takım oyunu. Örneğin bir oyun modelinde sol bek olarak belki de o pozisyonda oynamış en kötü oyuncularımızdan olan İsmail Köybaşı bile işinize yarayabilir. Ya da birçok açıdan yeteneği yetersiz görülen Beck’in yaptığı en iyi işlerden biri sahipsiz toplara hücum etmekse ve böylece sizin büyük bir açığınızı kapatıyorsa o oyuncu sizin için değerlidir. Yeni dünyada şov, seyirci/müşteri odaklılık gitgide aklın önüne geçiyor. Tartışmalar da daha bireysellik, kısa vadeli sonuçlar ve yetenek gibi unsurlar üzerinden dönüyor. Futbolun bir takım oyunu olduğu ve takımın kimyasının her şeyin üstünde olduğu unutuluyor. Ayrıca belki de sosyal medyanın da katkısıyla ‘taraf’ olmak da aklın önüne geçiyor. Oyuncu değerlendirmelerini herkes seçtiği taraftan yapıyor. Oysa oyuncuları da bir bütün içerisinden ve bütüne yaptı olumlu/olumsuz etki üzerinden değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.

Ara